Elma+Alt+Shift

Cola Turka – Yaz gel(me)di

Posted on: Ağustos 3, 2008

Sanırım yaz gelince insanlar deniz yerine göbek atmayı tercih ediyorlar. Bir de tabii mayo ve bikini yasak. Her zaman olduğu gibi.
Eğer yazla ilgili ‘gerçek’ görüntüler bazılarını rahatsız ediyorsa neden ‘Yaz geldi’ diye bangır bangır bağırılıyor ki?

Reklamlar

13 Yanıt to "Cola Turka – Yaz gel(me)di"

iyi ama niye yaz deyince mayo ve bikini gelmeliki aklımıza.
buda çok düz bir yaklaşım olmazmıydı. hatta reklamdakinden daha düz…

Bu eleştiri sadece bu reklama değil aslında. Ülker’in tüm reklamlarına. Çünkü genel olarak düşünce yapıları böyle şirketin.

İyi ama bu da, öyle ya da böyle, şu ya da bu şekilde, iyi ya da kötü bir şirket politikası. Bu açıdan Cola Turka’ nın tadı berbat, ya da bu reklam yaratıcılık açısından tam bir Müzeyyen Senar ;hiç bir şey anlatmıyor eleştirisi, muhafazakar takılıyorlar eleştirisinden çok daha geçerli olurdu bence.

Daha önceki filmlerinden birinde (sanırım dondurma reklamıydı) sahili içinde kıyafetli insanlarla gösterip, sonra da serinlemekten bahsediyorlarsa ortada bir sorun var demektir. Muhafazarlıktan ziyade, reklam filmlerinin mantığıyla ilgili bir şey bu. Bodrum’u gösterip, deniz vs deyip, denizin keyfini çıkarmayı sadece uzaktan atlayan üç genç ve denizin içinde Cola Turka’ya uzanan bir kolla anlatmayı seçmenin ne kadar başarılı olduğu tartışılır. Benim eleştirim, ‘Yaz geldi’ deyip, yazı çağrıştıracak doğru görsel ögelerin reklam içine konulmamasıyla ilgili. Hepsi bu.

Bu arada hala frekanslar uyuşmadı ama yinede şu konuda hemfikirizdir bence… Yazın ortasında “Yaz geldi” demek çoooooooooook garip duruyor.

Bana kalirsa biraz fazla onyargili yaklasiyorsunuz. Coca-Cola’nin reklamlarinda da bikinili hatunlar yok. Objektif olun lutfen. Aksi taktirde elestirmen degil, baska seyler olursunuz.

Bence dikkatli seyretmenizde fayda var. Coca Cola’nın öyle kıstasları olduğunu sanmıyorum, Brrr filmlerini (geçen seneki) tekrar izleyin.
Bunun dışında, eleştirmen değilim, blog yazarıyım. Eleştirmen olsaydım, bu blogu o yönde hazırlardım.

O değil de, kaç gündür yazacam diyorum üşeniyorum, yeri gelmişken burada belirteyim, Temmuz’un son haftasında “Yaz geldi” diye reklam mı çıkarmış yahu?

kış gelince de kış geldiiii diye mi reklam çekecekler? müziği de sanki başka reklamda kullanılmıştı bunun. ben de pek beğenmedim. soğuk içilmesi beklenen bir içecek yaz geldi diye reklam yapıyorsa yazın sıcağının onun soğukluyla nasıl ferahladığını anlatmalıydı bence. Bu reklamda daha çok yaz geldi, küresel ısınma beynimize vurdu, kapı gıcırtısana oyanayacak hale geldik hissi yarattı bende. Reklama girip şey diyesi geliyor insanın git de üstüne şöyle tril tril askılı bir elbise giy, çıkar şu dar pantalonu!

‘Kolalara turkalara yaz geldi’ kadar tırt bir güfteyle ne satmaya çalışıyorlar anlamadım… Grey İstanbul’daki yaratıcı dehalar bu reklam çıkarken öğle tatilindeydi herhalde… Bir açıklama yapsalar da biz de dinlesek… Yaratıcı sürecine vakıf olsan bu reklam başyapıtının derim…

Reklamı beğenir ya da beğenmezsiniz… Siz bilirsiniz. Ama yazla ilgili “gerçek” görüntüler ne demek? Bu bikinili kızlar görme hevesi nedir anlamıyorum. Bir yaz filminin olmazsa olmazı mıdır? Her kurumun/markanın kendine özgü bir karakteri, duruşu, kendince sınırları yok mu? Siz çalıştığınız markalar için kafanıza göre ne istiyorsanız onu yapabiliyor musunuz?

Sizin eleştiriniz özünde Ülker’in dünya görüşüne.. Ama onun tartışılacağı yer burası değil. En azından ben burada tartışmam.

Burada sorun bikinili kız vs. değil. Yazımdan çıkarılan sonuç eğer buysa, demek ki ya ben yanlış yazmışım, ya da okuyanlar yanlış anlamış. Benim sorunum kesinlikle Ülker’in dünya görüşüyle ilgili.
Benim için ‘yazla ilgili gerçek görüntüler’ denizdir, güneştir, kumsalda bira içmektir, gezip tozmak, bi’ yerlere çıkıp oranın keyfini çıkarmaktır. Ayrıca denize giren ‘bikinili kızları görmektir. İşte benim sorunum, bunları görmek istemeyen bu dünya ‘görüşü’ yüzünden ortaya çıkmış buna benzer reklam filmleriyle ilgili. Kör bir görüş çünkü bu. Sen ne kadar yaratıcı olursan ol, karşında böyle bir zihniyet olduğu ve ortaya da böyle bir reklam çıktığı sürece bu reklamlar konuşulur. Her reklam ‘mükemmel, olağanüstü, çok yaratıcı şak şak şak” olacak diye bir kural da yok.

(Ama dediğin gibi işin bahsettiğin boyutu da var. Her kurumun kendince özgü karakteri vs.si var. Ama maalesef benim de bunları (kendimce) eleştirmeye hakkım var.)

Sunu onceden soyleseydiniz de yorulmasaydik. Bu mantikla yaklasirsak eger, kendi “dunya gorusune” gore yaz geldi = mardi gras, ciplaklar plaji, ustsuz turistlerle kopuklu diskoda ex almak olan birisi de dunya gorusu “sizin gibi” olan markalara ayni tasi atabilir mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Mail

Kategoriler

Archive

Ağustos 2008
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Most viewed

  • Hiçbiri

Twitter

%d blogcu bunu beğendi: